çernobil nedir, çernobil nasıl oldu, çernobil nükleer patlama nasıl oldu, çernobilin zararları, çernobil nerede, çernobil nasıl meydana geldi, çağımızın felaketleri, çernobil faciası, çernobil faciasının etkileri, çernobil felaketi, çernobil felaketi nasıl oldu, çernobil felaketi nedir, çernobil felaketinin etkileri, çernobil nasıl patladı, çernobil nedir, çernobil nerdedir, çernobil nerededir, çernobil patlaması, çernobil patlaması nasıl oldu, çernobil ve türkiye, çernobilin etkileri, en büyük felaketler, en büyük nükleer felaketler, nükleer patlamalar
Çağımızın belki de en büyük felaketlerinin arasında yer alır Çernobil Faciası. O kadar büyük bir felaketti ki etkileri hala günümüzde görülmektedir. Ülkemizde çok büyük etkileri olmuştur. Özellikle Karadeniz bölgesinde kanser oranın yüksek olması Çernobil faciasının bir sonucudur. Bu büyük felaketi, Çernobil faciasını sizler için derledik. İşte Çernobil faciası ile ilgili bilgiler....Çernobil Faciası Ne Zaman Oldu?
Çernobil Faciası Neden Oldu?
Çernobil Faciası Nerede Oldu?
Çernobil Reaktör Kazasının Türkiye Üzerindeki Etkileri Nelerdir?
Çernobil reaktör kazası, bir deney sırasında meydana gelen 20. yüzyılın ilk büyük nükleer kazasıdır. Ukrayna'nın Kiev iline bağlı Çernobil kentindeki Nükleer Güç Reaktörünün 4. ünitesinde 26 Nisan 1986 günü erken saatlerde meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı 30 Nisan 1986 günü tüm dünya tarafından öğrenildi.Çernobil Kazasının Nedenleri:
1972’de Ukrayna’daki (O dönemde SSCB’nin bir parçasıydı) Kiev’in 140 km kuzeyinde bulunan Çernobil Nükleer Santralı’nda gerçekleşen kaza, her biri 1.000 Megawatt (MW) gücünde olan dört reaktörünün hatalı tasarımının yanı sıra, reaktörlerden birinde deney yapmak için güvenlik sisteminin devre dışı bırakılıp peş peşe hatalar meydana gelmesi nedeniyle oldu.
Deneyin yapılacağı 25 Nisan 1986 günü, önce reaktörün gücü yarıya düşürüldü, ardından da acil soğutma sistemi ile deney sırasında reaktörün kapanmasını önlemek için tehlike anında çalışmaya başlayan güvenlik sistemi devre dışı bırakıldı. 26 Nisan günü saat 00:23’i biraz geçe teknisyenler deneyin son hazırlıklarını tamamlamak üzere ek su pompalarını çalıştırdılar. Bunun sonucunda gücünün yüzde 7’siyle çalışmakta olan reaktörde buhar basıncı düştü ve buhar ayırma tamburlarındaki su düzeyi güvenlik sınırının altına indi. Normal olarak bu durumda reaktörün güvenlik sistemine ulaşması gereken sinyaller de teknisyenler tarafından engellendi. Su düzeyini yükseltmek için buhar sistemine koşulların oluştuğuna karar verildi. Büyük patlama ise saat 01:23 meydan geldi.
Deneyin amacı, reaktörün çalışması aniden durdurulduğunda, buhar türbinlerinin daha ne kadar süreyle çalışmayı sürdüreceğini ve böylece ne kadar süre acil güvenlik sistemine güç sağlayabileceğini öğrenmekti. Geriye kalan öteki acil güvenlik sinyali bağlantılarını da kestikten sonra türbinlere giden buhar akışı durduruldu. Bunun sonucunda dolaşım pompaları ve reaktörün soğutma sistemi yavaşladı. Yakıt kanallarında ani bir ısı yükselmesi görüldü ve yapısal özellikleri nedeniyle reaktör tümüyle denetimden çıkmış oldu. Tehlikeyi fark eden teknisyenler reaktörün durdurulmasını sağlamak amacıyla bütün denetim çubuklarını derhal sisteme sokmaya karar verdiler. Ama aşırı derecede ısınmış bulunan reaktörlerde saat 01:26’te, yani deneye başlanmasından bir dakika sonra iki patlama oldu. Bu patlamanın ayrıntıları tam olarak bilinmemekle birlikte, denetim dışı bir çekirdek tepkimesinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Üç saniye içinde reaktörün gücü %7’den %50’ye fırladı. Yakıt parçacıklarının soğutma suyuyla karşılaşması, suyun bir anda buhara dönüşmesine yol açtı. Oluşan aşırı buhar basıncı reaktörün ve santral binasının tepesini uçurdu. Reaktördeki zirkonyum ve grafitin yüksek sıcaklıktaki buharla karşılaşması sonucu oluşan hidrojen yanarak bütün santralı alevler içinde bıraktı.
26 Nisan 1986 saat: 01:23’ te 4 numaralı reaktör çekirdeğinde patlamalara neden olan katastrofik güç artışı yaşadı. Bu patlamalar, atmosfere çok miktarda radyoaktif yakıtın ve ham maddenin yayılmasına, ve kolayca tutşabilen grafit moderatörünün tutuşmasına neden oldu. Reaktör herhangi bir sağlam muhafaza kazanı ile kaplanmadığı için, yanan grafite moderatörü dumanla taşınan radyoaktif parçacıkların yayılımını arttırdı. Normal kapama işleminde meydana gelen kaza olası acil bir durumda devreye giren soğutma özelliği güvenliğinin planlanmış bir testi sırasında oluştu. Yapılmaya Çalışılan Deney:
Nükleer güç reaktörleri, aktif olarak güç üretmediğinde bile, radyoaktif maddelerin bozulma ısısını gidermek için genellikle soğutucu akışı tarafından sağlanan soğutma işlemine ihtiyaç duyar. Basınçlı su reaktörleri, atık ısıyı çıkarmak için yüksek basınçlı su akışını kullanır. Kaza durumundaki bir reaktörün acil olarak durdurulmasından sonra, çekirdek hala başlangıçta tesisin toplam ısı üretiminin yaklaşık olarak % 7’ si kadar ciddi miktarda bir artık ısı üretir. Bu artık ısı soğutucu sistemleri tarafından çıkarılmazsa, ısı çekirdeğin zarar görmesine neden olabilir. Çernobilde patlayan reaktör, yaklaşık olarak 1600 ayrı yakıt kanalından oluşuyordu ve her operasyonel kanal saatte 28 ton’luk (7400galon) su akışına ihtiyaç duyuyordu. Enerji hatları şebekesinin çökmesi durumunda harici gücün, tesisin soğutucu su pompalarını acilen çalıştırmak için uygun olmayacağı yönünde endişeler vardı. Çernobil reaktörlerinin 3 tane yedek dizel jeneratörü vardı. Her jeneratör 15 saniye içinde devreye girebiliyordu, fakat tam hıza ulaşması ve ana soğutucu su pompalarından bir tanesini çalıştırmak için gerekli olan 5.5 MW ‘lik kapasiteye ulaşması 60-75 saniye alıyordu. Bu bir dakikalık güç aralığının kabul edilemez olduğu düşünülüyordu ve buhar tirbünü rotasyonel enerjisi (ya da açısal momentum)ve artık buhar basıncının (tirbün vanaları kapalı), acil durum dizel jeneratörleri yeterli dönme hızına ve voltaja ulaşana kadar, ana soğutucu su pompalarını çalıştırabilecek elektiriği üretmek için kullanılabileceği öne sürülüyordu. Teorik olarak, analizler, bu artık momentumun ve buhar basıncının, acil durum jeneratörlerinden gelen harici enerjinin başlangıcındaki kesinti ve yeterli tam güce ulaşması arasında köprü olabilecek gücü 45 saniyeliğine sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu gösteriyordu. Bu yeterliliğin hala deneysel olarak doğrulanması gerekiyordu ve önceki testler hep başarısızlıkla sonuçlanmıştı. 1982’ de gerçekleştirilen ilk test, tirbün jeneratörünün uyarım voltajının yetersiz kaldığını; türbinin aniden kapanmasından sonra gerekli manyetik alanı devam ettiremediğini, gösterdi. Sistem 1984’ te modifiye edilerek tekrarlandı, fakat sonuç yine başarısız oldu. 1985’ te testler üçüncü sefer yapıldı ve yine olumsuz sonuçlarla bitti. Test prosedürü 1986 da tekrar edilecekti, ve bu testin 4 numaralı reaktörün bakım için kapatılması esnasında yapılması planlandı. Test, reaktörün elektrik kaynaklarının sekanslarını cereyan verme üzerine odaklandı. Test prosedürü, bir acil durum kapatmasıyla başlamış oldu. Reaktörün güvenliği üzerinde zararlı etkisi tahmin edilmiyordu, bu yüzden test programı reaktörün tasarım şefi ya da bilimsel idarecisi ile koordineli olarak yapılmadı. Bunun yerine sadece tesis direktörü tarafından onaylandı. Test parametrelerine göre deneyin başlangıcında reaktörün ısı üretimi 700 MW’ nin altında olmamalıydı. Test koşulları planlandığı gibi olsaydı, test hemen hemen başarıyla gerçekleşebilirdi; nihai felaket, onay verilen test prosedürüne aykırı olarak deney başlar başlamaz reaktör verimini arttırmaya zorlamaktan kaynaklandı. Çernobil santrali, 2 yıl, ilk 60-75 saniye boyunca toplam elektrik gücü kaybını karşılama kapasitesi olmadan çalıştı, ve bu yüzden önemli bir güvenlik özelliğinden yoksundu. İstasyon yöneticileri büyük olasılıkla ilk fırsatta bunu düzeltmek istedi, ki bu ciddi sorunlar meydana geldiğinde bile neden deneye devam ettiklerini ve gerekli izni neden Sovyet nükleer bakım düzenleyicisinden almadıklarını açıklar(üstelik 4 no lu reaktörde bir temsilci bulunmasına rağmen. Deney prosedürünün amaçları: 1- Reaktör 700MW-800MW arasında daha düşük bir güç seviyesinde çalışıyor olacaktı. 2- Buhar tirbünü jeneratörü tam hızıyla çalışıyor olacaktı. 3- Bu koşullar sağlandığında, türbin jeneratörünün buhar desteği kapatılacaktı. 4- Türbin jeneratörü performansının, soğutma pompalarına otomatik olarak güç sağlayan ve çalıştıran acil durum dizel jeneratörleri sıralanana kadar, soğutma pompaları için gerekli köprü gücü sağlayıp sağlayamayacağı belirlenecekti. 5- Acil durum jeneratörleri normal yeterli hıza ve voltaja ulaştıktan sonra, türbin jeneratöre serbest bırakılacaktı.
Kaza öncesindeki Koşullar: Testin uygulanmasını sağlayan koşullar 25 Nisan 1986 günü gündüz vardiyasından önce oluşturuldu. Gündüz vardiyasındaki işçiler önceden uyarıldı ve bu işçiler oluşturulan prosedürlere aşinaydı. Elektrik mühendislerinden oluşan özel bir ekip yeni voltaj düzenleme sistemini test etmek üzere oradaydı. Planlandığı gibi gündüz vardiyasının işe başlamasıyla 01:06 25 Nisanda güç ünitesinin randımanı kademeleri olarak azaltılmaya başlandı ve güç seviyesi nominal 3200 MW ısı seviyesinin % 50 sine düşürüldü. Bu noktada bir diğer bölgesel güç istasyonu beklenmedik bir şekilde devre dışı kaldı ve Kiev elektrik şebekesi denetçisi akşamları oluşan yoğun elektrik talebini karşılayacak güce ihtiaç duyulduğu için çernobilde daha fazla güç azaltılmasının ertelenmesini talep etti. Çernobil santrali yöneticisi testin ertelenmesini kabul etti. Saat 23:04 te kiev elektrik şebekesi denetçisi reaktörün kapatılma işlemine devam edilmesi için izin verdi. Bu gecikmenin bazı ciddi sonuçları vardı; gündüz vardiyası geçeli çok olmuştu ve akşam vardıyası da çıkmaya hazırlanıyordu, ve gece vardıyası da işin yapılacağı gece yarısına kadar nöbeti devralmayabilirdi. Plana göre test gündüz vardiyasında bitirilmeliydi ve gece vardiyası sadece santralde beklenmedik bir kapanma olursa soğutma sistemlerinin bozulma ısısını devam ettirmekle yükümlüydü. Testi uygulamak ve hazırlanmak için gece vardiyasının zamanı çok kısıtlıydı. Vardiya değişimi sırasında güç seviyesinde % 50 den aşağı ani bir düşüş gerçekleştirildi. Alexander akimov gece vardiyası şefiydi, ve Lenoid taptunov kontrol çubuklarının hareketi dahil reaktörün operasyonel iderasinden sorumlu yöneticiydi. Genç bir mühendis olan Taptunov daha önce üç aylığına bağımsız bir yüksek mühendis olarak çalışmıştı. Test planı 4 numaralı reaktörün güç çıkışının kademeli olarak 700 MW-1000MW lik ısı seviyesine düşürülmesini gerektiriyordu. Test planında yer alan 700 mw seviyesine 26 Nisan 00:05 te ulaşıldı; ancak çekirdekteki nötron soğurucu ksenon 135 elementinin doğal yapısı yüzünden daha fazla azaltma işlemi yapılmasa bile reaktör gücü azalmaya devam etti. Güç yaklaşık olarak 500MW seviyesine ulaştığı için, Taptunov kasıtsız olarak reaktörü neredeyse kapatma noktasına getiren denetim çubuklarını devreye soktu. Taptunov ve Akimov radyasyon hastalığından öldüğü için ayrıntılı ve gerçek detayların bilinmesi zor. Reaktör gücü hemen hemen bir kapanma seviyesi olan 30 MW lik ya da daha az ısıya düştü, bu, test için güvenli olarak planlanan baştaki minimum güç seviyesinin yaklaşık olarak % 5 idi. Kontrol dairesi personeli, bunun üzerine kontrol çubuklarının büyük bölümünü yukarı çekerek gücü tekrar eski haline getirme kararı aldı. Birkaç dakika, personelin çubukları çekmesi, güç çıkışının artması ve ardından planlanan 700 MW değerinden çok daha düşük bir değer olan 160-200 MW de sabitlenmesi arasında geçti. İlk kapatma sırasındaki ani azaltma ve seviyenin 200 MW nin daha da altına düşmesi, ksenon 135 elementinin birikmesiyle reaktör çekirdeğindeki zehirlenmenin artmasına yol açtı. Bu, reaktör gücünün yükselmesini kısıtladı ve zehirlenme etkisini yok etmek için ek denetim çubuklarının reaktör çekirdeğinden çıkarılmasını zorunlu hale getirdi. Reaktörün düşük güçte ve yüksek zehirlenme oranında çalışması, dengesiz çekirdek sıcaklığı ile soğutucu akışı ve muhtemelen dengesiz nötron akısı ile birleşti. Bu noktada çeşitli alarmlar çalmaya başladı. Kontrol odası, su/buhar tamburlarının seviyesiyle ilgili ve besleme suyunun akış hızında değişiklikler ya da farklılıklar olduğuyla ilgili art arda gelen acil durum uyarıları aldı,bunun yanında tahliye vanalarının artan buharı bir türbin kondenserine tahliye etmek için açıldığını belirten ve nötron güç denetçisinden gelen uyarılar vardı. Bu periyotta 00:35 ile 00:45 arasında, termal termal hidrolik parametrelerle ilgili görünüşte reaktör gücünü korumak için dikkate alınmadı. Reaktör acil durum koruma sistemi acil durum sinyalleri, türbin jeneratörlerinin her ikisinin kapanmasına neden olan bir hatayı tetikledi. Bir süre sonra 200 mw lik güç seviyesinde daha çok ya da daha az sabit bir duruma ulaşıldı ve test hazırlıkları devam etti. Test planının bir parçası olarak ilave su pompaları 26 Nisan 00:05 te devreye sokuldu. Reaktör üzerinde artan soğutucu akışı oranı, reaktör çekirdeğinin hava giriş deliği soğutucusu sıcaklığının güvenlik payını azaltan ve suyun kabarcıklı kaynama sıcaklığını daha da yakınlaştıran bir artışa neden oldu. Akış saat 01:09 da izin verilen limiti aştı. Aynı zamanda, ilave su akışı tüm çekirdek sıcaklığını düşürdü ve çekirdekteki buhar boşluğunu azalttı. Ayrıca, su nötronları emdiği için ek su pompalarının devreye sokulması reaktör gücünü azalttı. Bu, operatörlerin güç devamını sağlamak amacıyla manual kontrol çubuklarını daha ileriye çekmek için harekete geçmesine neden oldu. Tüm bu yapılanlar kararsız bir reaktör konfigürasyonu oluşmasını sağladı. İlk olarak reaktörün ani durmasında devreye sokulan, güvenlik çubuklarının değerini sınırlayabilecek kontrol çubukları hemen hemen çıkarılmak üzereydi. Dahası reaktör soğutucusu kaynamayı azaltmıştı, fakat kaynama payını sınırlamıştı, bu yüzden her güç farklılığı su tarafından emilen nötronu azaltarak kaynama üretebilirdi. Reaktör, tasarımcılar tarafından oluşturulan güvenli çalıştırma koşullarının açık bir şekilde dışında olan kararsız bir konfigürasyondaydı.
Çernobil Kazasının Etkileri:
İngiltere'nin Galler bölgesinde kazadan iki hafta sonra saptanan yüksek radyoaktivite nedeniyle yeşil alanlara koyun ve sığırların girişi engellenmiştir.
Araştırmalarda ilk yıl doz açısından en fazla radyoaktiviteye maruz kalan Avrupa ülkesi Bulgaristan olarak belirlenmiştir. Sıralama açısından ise şemada yer alan ülkeler doz sırasına göre şu şekilde sıralanmıştır:
Birleşmiş Milletler'e bağlı kuruluşlar olan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Uluslararası Sağlık Örgütü, Dünya Bankası gibi kurumların ve Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna yetkililerinin oluşturduğu bir organizasyon olan Çernobil Forumu 2005 yılında “Chernobyl’s Legacy: Health, Environmental and Socio-Economic Impacts” (Çernobil’in Mirası: Sosyo-ekonomik, Çevresel ve Sağlık Bakımından Etkileri) başlıklı bir rapor yayınlamıştır.
En yüksek radyasyon dozlarına, sayıları bini bulan acil durum çalışanları ve Çernobil personeli maruz kaldı. Çalışanların bazıları için maruz kaldıkları dozlar öldürücü oldu. Zaman içinde Çernobil’de çalışan kurtarma personelinin sayısı 600 bini buldu. Bunların bazıları, çalışmaları boyunca yüksek düzeyli radyasyona maruz kaldılar. Çöken radyoaktif iyodinden kaynaklanan çocukluk tiroid kanseri, kazanın en önemli sağlık sorunlarından birisidir. Kazadan sonraki ilk aylarda, radyoaktif iyodin düzeyi yüksek sütlerden içen çocuklar yüksek radyasyon dozları aldılar. 2002 yılına kadar bu grup içinde 4000’den fazla tiroid kanseri teşhis edildi. Bu tiroid kanserlerinin büyük bölümünün radyoiyodin alımından kaynaklanmış olması çok muhtemeldir.
Bağımsız kaynaklar yüzlerce yıl boyunca Pripyat ve komşu bölgelerde yerleşimin güvenli olmadığını söylemektedirler. Ayrıca bölgeye giriş çıkışlar hala polis kontrolünde olup bazı bölgelere giriş yapılamamaktadır.
Çernobil reaktör kazasının Türkiye üzerindeki etkileri:
Çernobil reaktör kazasının Türkiye üzerindeki etkileri, Çernobil reaktör kazası nedeniyle, Türkiye Cumhuriyeti'nde kamu sağlığı, çevre ve ekonomi üzerinde gözlemlenen etkilerdir.
Çernobil nükleer reaktöründeki patlama sonucunda çevre ülkelere yayılan radyoaktif parçacıkların büyüklüğü ve etkileri üzerine kazanın üzerinden geçen yıllarda ciddi bilimsel araştırmaların yapılmamış ve radyasyon seviyesini gösteren sayısal değerlerin açıklanmamış olması, patlamanın hemen sonrasında Türkiye üzerindeki etkilerle ilgili yeterli veriye ulaşmayı imkânsızlaştırmıştır. Ancak Çernobil kazasının Avrupa üzerindeki etkilerini gösteren harita ve çizelgeler, radyoaktif serpintinin çok geniş bir alanda yayıldığı ve Avrupa'daki pek çok ülkeyi doğrudan etkilediğini gösterdiği gibi; ülkedeki kanser vakalarının artışının nedeninin Çernobil kazası olduğuna ilişkin kuşkular hâlâ devam etmektedir.
Türk Tabipler Birliği'nin ilk baskısı Nisan 2006'da yapılan "Çernobil Nükleer Kazası Sonrası Türkiye'de Kanser" başlıklı raporunda, Çernobil nükleer reaktör kazası ile Karadeniz bölgesindeki kanser vakaları arasındaki ilişkinin araştırılması sonuçları kamuoyuna sunulmuştur. Raporda Çernobil'deki patlama sonrasında oluşan radyoaktif bulutların 3 Mayıs 1986 Cumartesi günü Marmara'ya, 4-5 Mayıs günleri Batı Karadeniz'e, 6 Mayıs günü Çankırı üzerinden Sivas'a, 7-9 Mayıs tarihlerinde Trabzon-Hopa'ya ulaştığı, 10 gün sonra da tüm Türkiye'ye radyoaktif parçacıkların yayıldığı belirtilmekte; çalışma sonucunda, Hopa’da kanser görülme sıklığı ile kanser nedeniyle ölümlerin, Türkiye’nin diğer coğrafi alanlarına göre daha fazla görülmesi olasılığının, araştırılmaya değer bir durum olduğunun ortaya çıktığı ifade edilmektedir. Rapor, elde edilebilen veriler ışığında, bölgede Çernobil nükleer kazası ile gerek kanser olgu sayıları, gerekse kanserden ölümlerle ilgili kanıta dayalı nedensel bir bağlantı kurmanın olanaklı görünmekte olduğunu kabul ederek, bu konuda kesin sonuca varmak için daha ayrıntılı araştırmalar yapılması gerekliliğini vurgulamaktadır
[ Kaynak: wikipedia.org ]
masal, masal nedir, masal hakkında kısaca bilgi, masalt ütrleri nelerdir, masalın özellikleri ödev, mala ödev indir, masal örneği, lise masal ödevi, masal proje ödevi, masal kısa, masal wiki, masal türleri nelerdir, masal özellikleri nelerdir
MASAL NEDİR?
MASAL TÜRLERİ
MASALIN ÖZELLİKLERİ
Masal hakkında kısaca bilgi...
Masal Nedir?
Genellikle halkın yarattığı , ağızdan ağıza , kuşaktan kuşağa anlatılarak sürüp gelen ,çoğunlukla olağanüstü durum ve olayları yine olağanüstü kahramanlara bağlayarak anlatan yaşanmamış halk hikayelerine masal denir.
Sözlü gelenekle ilişkisi olmayan edebi yönü ağır basan bazı eserler de bu türün içinde yer alır.
Masal Türleri
Halk masalları 4 temel grupta toplanır: Hayvan masalları, olağanüstü ve gerçekçi masallar, güldürücü öyküler, zincirlemeli masallar.
1- Hayvan masalları genellikle kısa masallardır. La Fontaine masalları bu türün en güzel örnekleridir. Şeyhi’nin Har-name adlı eseri de Divan edebiyatındaki hayvan masalları türüne örnek gösterilebilir.
2- Olağanüstü masallarda, olağan varlıkların yanı sıra cin, peri, dev, ejderha gibi olağanüstü varlıklara da yer verilir. Gerçekçi masalların başlıca kahramanları ise padişahlar, vezirler, prens ve prensesler, zenginler, hırsızlar ya da haydutlar gibi gerçek hayattaki kişilerdir.
3- Güldürme amacı taşıyan masallar okuyan ve dinleyeni eğlendirmeyi amaçlayan masallardır.
4- Zincirleme masallarda sıkı bir mantık bağıyla birbirine bağlanan, küçük ve önemsiz bir dizi olay art arda sıralanır.
Masalın Özellikleri
- Olağanüstü konular vardır.
- Kahramanlar olağanüstü özelliklere sahip olabilir.
- Yer ve zaman belirsizdir.
- Masallarda bir öğüt () çıkarılabilir.
- Masallar, kalıplaşmış bir tekerleme ile başlar.
- Masallarda olağanüstü varlıklar (cin, peri, melek) bulunabilir.
- Masallarda milli ve dini motiflere hemen hiç yer verilmez.
- Masallar didaktik ( öğretici) türler olmalarına rağmen , genellikle eğitim amacı saklıdır.
- Anlatım kısa ve yoğundur.
- Anlatımda genellikle öğrenilen geçmiş zaman kipi ( -mişli geçmiş ) veya geniş zaman kipi (-r ) kullanılır.
- Masallar kalıplaşmış tekerlemelerle biter.
kaşgarlı mahmut kimdir, kaşgarlı mahmud kimdir, kaşgarlı mahmut ödevi, kaşgarlı mahmud ödevi indir, kaşgarlı mahmudun hayatı kısaca, kaşgarlı mahmudun kısaca hayatı, Divan-ı Lügati-t Türk ne demektir, Divan-ı Lügati-t Türk ne için yazılmıştır, Divan-ı Lügati-t Türk'ün anlamı, eserleri, hakkında, ile ilgili, kaşgarlı mahmud kimdir, kaşgarlı mahmud ne zaman yaşamıştır, kaşgarlı mahmud nerelidir, kaşgarlı mahmud'un asıl adı nedir, kaşgarlı mahmud'un en önemli eseri, kaşgarlı mahmud'un eserleri, kaşgarlı mahmud'un hayatı, kaşgarlı mahmud'un resmi, kaşgarlı mahmud'un yaşamı, kaşgarlı mahmut, kaşgarlı mahmut kimdir, kaşgarlı mahmut ne zaman yaşamıştır, kaşgarlı mahmut nerelidir, kaşgarlı mahmut'un asıl adı nedir, kaşgarlı mahmut'un en önemli eseri, kaşgarlı mahmut'un eserleri, kaşgarlı mahmut'un hayatı, kaşgarlı mahmut'un resmi
KAŞGARLI MAHMUD KİMDİR?
KAŞGARLI MAHMUD'UN HAYATI
Divanu Lügati-t Türk eserini yazan Kaşgarlı Mahmud hakkında kısaca bilgi...
Kaşgarlı Mahmud, XI. yüzyılda yaşamış, asıl adı Mahmud bin Hüseyin bin Muhammed’dir. Divan-ı Lügati’t Türk’ün yazarıdır. Türk dil bilginidir. Karahanlılar soyundan bir aileden gelmiştir. Babası Barsgan’lı Hüseyin’dir. Kaşgarlı Mahmud’un yaşamı hakkında kesin ve ayrıntılı bilgi yoktur. Çeşitli kaynaklarda doğum tarihi olarak 1008 yılı ile 1025 yılı ifade edilmektedir. Ölüm tarihi ise tahminen 1090 yılı olarak belirtilmektedir.
Çok iyi bir eğitim gördüğü, İslami bilimlerini iyi bildiği, Türkçe ve Türkçe’nin çeşitli lehçe ve ağızlarını çok iyi bildiği gibi Arapça ve Farsça’yı da mükemmel bildiği tespit edilmiştir. Türkçe’nin gelişip serpilmesinde büyük hizmet ve çalışmalarda bulunmuştur. Kaşgarlı Mahmud’un iki eseri olduğu bilinmektedir. Divan-ı Lügati’t Türk (Türk Dili Lûgati) ve bazı kaynaklarda ikinci bir eseri olarak Kitabü Cevahir-ün-Nahv fi Lügat-it Türk (Türk Dilinin Dilbilgisi Cevherleri Sözlüğü) adlı kitabının var olduğu bilinmekle birlikte henüz ele geçmemiştir. Divan-ı Lügati-t Türk’te anlatıldığına göre 25 Ocak 1072′de Bağdad’ta yazılmaya başlandı; 10 Şubat 1074′de bitirdi. Kaşgarlı Mahmud bu değerli eserini Abbasi halifesi El-Muktedi Biemrullaha sundu.
Divan-ı Lügati-t Türk Araplara Türkçe’yi öğretmek ve Türkçe’nin zengin bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmıştır. Eserine eklediği Dünya haritası üzerinde, Türklerin yerleştikleri bölgeler ve komşuları olan ülke ve milletlerin yerlerini göstermektedir. Ayrıca bu eserde 7500 civarında Türkçe kelimeyi Arapça olarak açıklamış, 400′e yakın dörtlüklerden oluşan şiir ve atasözleriyle örnekler vermiştir. Türkmen, Oğuz, Çiğli, Yağma, Kırgız ve Türk boylarının Türkçe’si konusunda bilgilere yer vermiştir. Bu eser Türk tarihi, coğrafyası, mitolojisi, folkloru ve halk edebiyatı konularında zengin bilgileri kapsayan ansiklopedik bir lügattır.
Divan-ı Lügati-t Türk, el yazmasının Dünyadaki tek kopyası Fatih Millet Kütüphanesinde 1910
yılında bulundu. 1915-1917 yıllarında öğretmen Kilisli Rifat Efendi tarafından üç cilt olarak basıldı. Besim Atalay tarafından Türkçe’ye çevirisi 1933-1943 tarihleri arasında tamamlanarak 5 cilt olarak Türk Dil Kurumu tarafından yayımlandı.
Divan-ı Lügati-t Türk, bütün Dünyada Türkolojiyle uğraşan araştırmacı bilim adamları için çok değerli bir kaynak eser olmuştur.
Dîvânü Lugati’t-Türk, Türk dilinde ilk ansiklopedi ve sözlük.
Kitabu Cevahirü’n – Nahv fi Lugati’t-Türkî (Türk Dili’nin Nahiv (*) Cevherleri), Türk dilinin ilk gramer kitabı. (Bu eseri daha kaleme aldığı biliniyor. Nerede-nasıl kaybolduğu belirlenemeyen bu eser, günümüze ulaşmamıştır)
KAŞGARLI MAHMUD KİMDİR?
KAŞGARLI MAHMUD'UN HAYATI
Divanu Lügati-t Türk eserini yazan Kaşgarlı Mahmud hakkında kısaca bilgi...
Kaşgarlı Mahmud, XI. yüzyılda yaşamış, asıl adı Mahmud bin Hüseyin bin Muhammed’dir. Divan-ı Lügati’t Türk’ün yazarıdır. Türk dil bilginidir. Karahanlılar soyundan bir aileden gelmiştir. Babası Barsgan’lı Hüseyin’dir. Kaşgarlı Mahmud’un yaşamı hakkında kesin ve ayrıntılı bilgi yoktur. Çeşitli kaynaklarda doğum tarihi olarak 1008 yılı ile 1025 yılı ifade edilmektedir. Ölüm tarihi ise tahminen 1090 yılı olarak belirtilmektedir.Çok iyi bir eğitim gördüğü, İslami bilimlerini iyi bildiği, Türkçe ve Türkçe’nin çeşitli lehçe ve ağızlarını çok iyi bildiği gibi Arapça ve Farsça’yı da mükemmel bildiği tespit edilmiştir. Türkçe’nin gelişip serpilmesinde büyük hizmet ve çalışmalarda bulunmuştur. Kaşgarlı Mahmud’un iki eseri olduğu bilinmektedir. Divan-ı Lügati’t Türk (Türk Dili Lûgati) ve bazı kaynaklarda ikinci bir eseri olarak Kitabü Cevahir-ün-Nahv fi Lügat-it Türk (Türk Dilinin Dilbilgisi Cevherleri Sözlüğü) adlı kitabının var olduğu bilinmekle birlikte henüz ele geçmemiştir. Divan-ı Lügati-t Türk’te anlatıldığına göre 25 Ocak 1072′de Bağdad’ta yazılmaya başlandı; 10 Şubat 1074′de bitirdi. Kaşgarlı Mahmud bu değerli eserini Abbasi halifesi El-Muktedi Biemrullaha sundu.
Divan-ı Lügati-t Türk Araplara Türkçe’yi öğretmek ve Türkçe’nin zengin bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmıştır. Eserine eklediği Dünya haritası üzerinde, Türklerin yerleştikleri bölgeler ve komşuları olan ülke ve milletlerin yerlerini göstermektedir. Ayrıca bu eserde 7500 civarında Türkçe kelimeyi Arapça olarak açıklamış, 400′e yakın dörtlüklerden oluşan şiir ve atasözleriyle örnekler vermiştir. Türkmen, Oğuz, Çiğli, Yağma, Kırgız ve Türk boylarının Türkçe’si konusunda bilgilere yer vermiştir. Bu eser Türk tarihi, coğrafyası, mitolojisi, folkloru ve halk edebiyatı konularında zengin bilgileri kapsayan ansiklopedik bir lügattır.
Divan-ı Lügati-t Türk, el yazmasının Dünyadaki tek kopyası Fatih Millet Kütüphanesinde 1910
yılında bulundu. 1915-1917 yıllarında öğretmen Kilisli Rifat Efendi tarafından üç cilt olarak basıldı. Besim Atalay tarafından Türkçe’ye çevirisi 1933-1943 tarihleri arasında tamamlanarak 5 cilt olarak Türk Dil Kurumu tarafından yayımlandı.
Divan-ı Lügati-t Türk, bütün Dünyada Türkolojiyle uğraşan araştırmacı bilim adamları için çok değerli bir kaynak eser olmuştur.
Dîvânü Lugati’t-Türk, Türk dilinde ilk ansiklopedi ve sözlük.
Kitabu Cevahirü’n – Nahv fi Lugati’t-Türkî (Türk Dili’nin Nahiv (*) Cevherleri), Türk dilinin ilk gramer kitabı. (Bu eseri daha kaleme aldığı biliniyor. Nerede-nasıl kaybolduğu belirlenemeyen bu eser, günümüze ulaşmamıştır)
Kabine kelimesinin kökeninin anlamı nedir?
A) Kaptan Köşkü
B) Çatı katı
C) Özel oda
D) Yuvarlak masa
Kim milyoner olmak ister yarışmasının 26 mart 2014 çarşamba akşamı yayınlanan bölümünde 60 Bin TL lik ödülü sorusunun cevabı aşağıdadır...
CEVAP: ÖZEL ODA
Sizce cevap hangisi?
Yorum yaparak tahmin yapabilirsiniz...
A) Kaptan Köşkü
B) Çatı katı
C) Özel oda
D) Yuvarlak masa
Kim milyoner olmak ister yarışmasının 26 mart 2014 çarşamba akşamı yayınlanan bölümünde 60 Bin TL lik ödülü sorusunun cevabı aşağıdadır...
CEVAP: ÖZEL ODA
Sizce cevap hangisi?
Yorum yaparak tahmin yapabilirsiniz...
Hangileri 1912'den 1948'e kadar Olimpiyat müsabakalarında yer almıştır?
A) Askeri tatbikatlar
B) Sihirbazlık
C) Sanat dalları
D) Hayvan terbiyeciliği
Sorunun cevabı aşağıdadır...
19 Mart 2014 Çarşamba günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: Sanat dalları
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
İtalyancadan dilimize geçen ve kökeninin anlamı meydan çarşı olan kelime hangisidir?
A) Piyasa
B) Park
C) Trafik
D) Borsa
Sorunun cevabı aşağıdadır...
19 Mart 2014 Çarşamba günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: Piyasa
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
Hangi ödül adını bir insandan almıştır?
A) Nobel
B) Legion d'honneur
C) Grammy
D) Emmy
Sorunun cevabı aşağıdadır...
19 Mart 2014 Çarşamba günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: Nobel
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
Aşağıdaki dillerin hangisinde soru cümlesinin başında ters, sonunda düz olmak üzere iki soru işareti kullanılır?
A) Arapça
B) İspanyolca
C) Rusça
D) İtalyanca
Sorunun cevabı aşağıdadır...
19 Mart 2014 Çarşamba günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: İspanyolca
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
A) Sülfürik asit
B) Sitrik asit
C) Formik asit
D) Nitrik asit
Sorunun cevabı aşağıdadır...
17 Mart 2014 Pazartesi günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: Sülfürik asit
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
Bilim adamları yakın zaman önce 11.yydan kalma odunun üzerindeki Vikinglere ait şifreli mesajda ne yazdığını ortaya çıkarmışlardır?
A) Seni seviyorum
B) Benimle evlenir misin
C) Öp beni
D) Borcunu öde
Sorunun cevabı aşağıdadır...
17 Mart 2014 Pazartesi günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: Öp beni
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
Geçtiğimiz günlerde hangi ülkenin hava kuvvetleri kaçırılan bir Etiyopya uçağına mesai saatleri içinde olmadığı için müdahale etmemiştir?
A) Hindistan
B)
C) İsviçre
D)
Sorunun cevabı aşağıdadır...
17 Mart 2014 Pazartesi günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: İsviçre
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
Hangi köpek ırkı adını üreticisi olan kişiden almıştır?
A) Masstiff
B) Saint Bernanrd
C) Rottweiler
D) Doberman
Sorunun cevabı aşağıdadır...
3 Mart 2014 Pazartesi günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: Doberman
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz
İlk basıldığında 20'li yaşlarında olmasına rağmen Aç Tırtıl kitabını çocukken çok sevdiğini söyleyen ve seçim kampanyalarında okuyan eski ABD başkanı kimdir?
A)
B) George W.Bush
C)
D) Jimmy Carter
Sorunun cevabı aşağıdadır...
3 Mart 2014 Pazartesi günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: George W.Bush
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
Mystic River filmiyle Oscar kazanan, Chavez hükümetine verdiği destekle adından söz ettiren ABD'li aktivist oyuncu kimdir?
A) Mel Gibson
B) George Clooney
C) Sean Penn
D) Nicholas Cage
Sorunun cevabı aşağıdadır...
3 Mart 2014 Pazartesi günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: Sean Penn
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
Semeresini vermek deyiminde geçen semere kelimesinin anlamı nedir?
A) Meyve
B) Ödül
C) Çiçek
D) Bereket
Sorunun cevabı aşağıdadır...
3 Mart 2014 Çarşamba günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: Meyve
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
Bir şarkı çalınır yada söylenirken yapılan nota yanlışlığına ne ad verilir?
a) Falso
b) Tonga
c) Fire
d) Tapon
Sorunun cevabı aşağıdadır...
CEVAP: FALSO
26 Şubat 2014 Çarşamba günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP:
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz
Kim arkadaşı Haydn'ın çalamaması için on parmağın yetemeyeceği beste yapmış uzun burnunu kullanarak bunu sadece kendisi çalabilmiştir?
a) Beethoven
b) Mozart
c) Wagner
d) Çaykovski
Sorunun cevabı aşağıdadır...
15 Şubat 2014 Cumartesi günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: Mozart
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
Türkçeye okul olarak geçen orijinali skhole olan eski Yunanca kelimenin anlamı nedir?
a) Boş zaman
b) İyi fikir
c) Eğlence
d) İdman
Sorunun cevabı aşağıdadır...
15 Şubat 2014 Cumartesi günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: Boş zaman
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
Türk Silahlı Kuvvetlerinde kullanılan askeri araçların plakaları kaç rakamdan oluşur?
a) 4
b) 5
c) 6
d) 7
Sorunun cevabı aşağıdadır...
CEVAP: 6
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....
A)
B) Kürk Mantolu Madonna
C)
D) Saatleri Ayarlama Enstütüsü
Sorunun cevabı aşağıdadır...
10 Şubat 2014 Pazartesi günü ATV ekranlarında yayınlanan Kim Milyoner Olmak İster yarışmasında çıkan sorunun cevabını yazımızın devamında bulabilirsiniz...
CEVAP: Saatleri Ayarlama Enstütüsü
Cevap ile ilgili tahminlerinizi YORUM bölümünden yapabilirsiniz....









