hilal partisi, hilal partisi ne zaman kuruluyor, hilal partisini kim kuruyor, hilal partisi gerçek mi, gülen cemaati partisi, Abdullah gül hilal partisi, abdullatif şener hilal partisi  

Bu günlerde yeni bir partinin adı geçiyor...Yeni kurulacak partinin adı Hilal Partisi...

İddiaya göre Hilal Partisinin kurucuları arasında Abdullah Gül ve Abdüllatif Şener var ve bu partiyi Gülen Cemaati destekliyor... Tabi bunlar şimdilik söylenti durumunda... Henüz kesinlik kazanmış değil...

Bakalım gerçekten de böyle bir parti kurulacak mı?

Ak Parti ile Gülen Cemaati arasının açık olduğu söylentileri çıkmıştı. Hatta Abdullah Gül ile de Recep Tayyip Erdoğan arasında bir anlaşmazlıklar olduğu da gündemde olan haberlerdendi. Abdüllatif Şener ise AK Partinin kurucularındandı fakat partiden istifa etmişti...Bu partinin de bu kişiler tarafından kurulması olasılığı artırıyor...

İlerleyen zamanlarda Hilal Partisinin kurulup kurulmayacağı ile ilgili haberleri yayınlayacağız...

Sizce hilal partisi kurulur mu?
Hilal partisi kurulursa seçimlerde nasıl bir oy alır?

YORUM yapabilirsiniz...

ihsan dağının yazısı, ihsan dağı kimdir, ihsan dağı kimdir, ihsan dağı Erdoğan yazısı, ihsan dağı 04.06.2013 tarihli yazısı, ihsan dağı 4 haziran yazısı, ihsan dağının yazısı erdoğanı seviyorsanız ona gerçeği söyleyin


Zaman gazetesi yazarı İhsan Dağı'nın bugünki yazısı belki de yaşanan olayları açıklığı ile yansıtan bir yazı oldu. Gün içerisinde en çok paylaşılan yazı oldu. İşte İhsan Dağı'nın 4 hazirandaki yazısı...


Tabii ki mesele sadece Gezi Parkı meselesi değil. Park meselesinin tetiklediği, fakat özünde gittikçe otoriterleşen ve toplumsal mühendislik projeleriyle herkesi kendine benzetmeye girişen bir iktidara yönelik tepki var.
Tepkiyi büyüten, demokratikleşme beklerken iktidarın ‘kimlik inşası'na yönelmesi.

Aslında Türkiye, son dönemde önemli bir normalleşme süreci yaşıyordu. On yıl öncesinin kısır tartışmaları büyük ölçüde tükenmiş, laiklik-dindarlık gibi yıkıcı bir tartışma bile geride kalmıştı. Başörtüsü sorunu pratik düzeyde bitmiş, toplumsal gerginliğin ve çatışmanın sembol konusu olmaktan çıkmıştı. Sonuçta, dindar ile laik yaşam biçimlerinin bir arada çatışmadan yaşayabildiği bir döneme ulaşmıştık. Başörtüsü de dindarlık da, hatta Alevilik ve laiklik de normalleşmeye, öteki tarafça doğal görülmeye başlanmıştı. Dahası, ‘Kürt sorunu'ndan Kürt barışına doğru yol almaya başlamıştık.
Böyle bir zeminde yeni anayasa yerine otoriter tınılar taşıyan başkanlık önerisi, çoğulculuk yerine çoğunluğun kimliğini, yaşam biçimini ve ahlak anlayışını devlet gücüyle azınlığa dayatan bir yeni ‘toplum mühendisliği' çıktı karşımıza.
Böyle bir ortamda Gezi Parkı tepkisini marjinal grupların ideolojik dogmatizmi veya kökü dışarıda komplolar olarak nitelemek çok yetersiz kalır.
Başbakan, muhalif görüş belirten veya hükümeti protesto eden herkesi ‘marjinal' olmakla itham ederken, asıl kendisinin artık ne kadar ‘merkez'i temsil ettiğini sorgulamalıdır. Söylem ve siyasetiyle Erdoğan ‘merkez'den uzaklaşmaya başlamıştır.
Muhaliflere karşı ‘onun yüz bin topladığı yerde ben 1 milyon insan toplarım' veya ‘biz yüzde elliyi evlerinde zorla tutuyoruz' sözleri bir ‘merkez partisi' liderinin söyleyeceği sözler değildir.
Ne parti ne de lideri 2002 ve özellikle de 2007 sonrası inşa ettiği ‘merkez' kimliği muhafaza ediyor. 27 Nisan günlerinde Menderes, Özal ve Erdoğan'ı aynı paranteze alıp ‘demokrasinin yıldızları' ilan eden görüntünün bugün maalesef bir karşılığı yok.
Ne Menderes'in ne de Özal'ın ‘toplum mühendisliği' projeleri vardı. Onların dertleri biraz kalkınma, biraz demokrasiydi. Kafalarında devlet eliyle ‘ideal toplum' kurma diye bir davaları yoktu. AK Parti bu yönüyle Menderes ve Özal çizgisinden hızla uzaklaşıp devlet kaynakları ve otoritesiyle siyaseten üzerine yaslanacağı kendi ‘ideal toplum'unu inşa etme gayretinde olan ideolojik bir parti kimliğine büründü. Ancak AK Parti tabanının en az üçte biri merkez sağın hizmet ve serbestiyet çizgisinden ‘kimlik ve toplum mühendisliği' pozisyonuna savrulan AK Parti'de durmakta zorlanacaktır.
Zorlanacaktır, çünkü Erdoğan bugün ne Menderes'e ne de Özal'a benziyor.
Toplum partiye benzemez, partide oluşan havayı siz tüm topluma yaymaya, partililerden gördüğünüz itaati tüm toplumdan beklemeye başlarsanız yanılırsınız. Olmaz... Toplum öyle yukarıdan aşağıya ‘disiplinize' edilecek bir şey değildir. Dün de değildi; zaten AK Parti'nin varlık nedeni de toplumu disiplin altında, tek bir görüşün egemenliği, birkaç kurumun vesayeti altında tutma girişimine gösterilen tepkiydi. Şimdi tüm toplumu, medyayı, iş çevrelerini parti disiplini altına almaya çalışmak doğru mu? Bırakın doğru olmayı, bu mümkün mü?
Ancak kapalı toplumlarda olacak durumlar söz konusu. Ankara'da hükümetle bir şekilde işi olan insanların neredeyse tamamının bir ‘resmî' bir de ‘özel görüşü' var. Hasbıhal ederken otoriterleşme eğiliminden, tek adam siyasetinden, dış politikanın yönetiminden şikâyet edenler televizyona çıktığında, gazeteye yazdığında, konferanslarda konuştuğunda ‘resmî görüşleri'ni anlatıyorlar. İnsanları ikiyüzlü olmaya zorlayan bir hava, hegemonik bir iktidar var. Düşüncelerini inandıkları gibi ifade edemeyenlerden oluşan bir ‘çevre'nin kimseye hayrı olmaz, başta da iktidara...
Erdoğan'ı seviyorsanız gerçekleri söyleyin ona".
içki yasağı 2013, alkol yasağı 2013, alkol satışı 2013, alkol satışı yasak, gece alkol satışı yasaklandı, gece alkol satılmayacak, alkol yasağı, saat 22.00 dan sonra içki yasak, gece 10dan sonra içki yasak, saat 22.00 dan sonra içki satılmayacak, gece içki satışı, tekel içki satamayacak mı, alkollü içkiler yasak, bira yasak mı, rakı yasak mı, milli içki yasağı


Yeni Alkol yasası kabul edildi...

Artık 22.00 ile 06.00 saatleri arasında alkollü içki satılması yasak...
  • İçki satışı saat 22.00 dan sonra yasak...
  • Yeni yasa ile alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yapılamayacak. Bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik yapılamayacak. Ancak, alkollü içkilerin uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik ihtisas fuarları düzenlenebilecek.

Yeni yasada neler var...
  • Televizyonlarda yayınlanan dizi, film ve müzik küplerinde alkollü içkileri özendirici görüntülere yer verilemeyecek.
  • Alkollü içkileri üretenler, ithal edenler ve pazarlayanlar, teşvik, hediye, eşantiyon, promosyon veya bedelsiz olarak alkollü içki dağıtamayacak.
  • Alkollü içkiler sunum izni verilen yerlerde açık olarak tüketilebilecek ve bu yerlerde tesis sınırları dışında tüketilmek üzere alkollü içki satışı yapılamayacak.
PEKİ SİZ BU KONUDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

YORUM YAPARAK DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞABİLİRSİNİZ...
talabani öldü, celal talabani kimdir, celal talabani öldü haberi, celal talabani ölmüş mü, celal talabani nasıl öldü, celal talabani öldü haberi doğru mu, celal talabani gerçekten öldü mü, celal talabani ne zaman öldü, celal talabani sağlık durumu, celal talabani neden öldü, celal talabani kaç yaşında,  celal talabani ölüm nedeni, 9 mayıs 2013 celal talabani öldü haberi



Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani Öldü mü?

Bugün Talabani'nin öldüğü haberi gündeme oturdu...

Habertürk'ün haberine göre Avestakurd.com adlı Kürtçe site Celal Talabani'nin öldüğü haberini yayınladı...

Sitedeki haberde Irak cumhurbaşkanı Celal Talabi ölüm haberinin, Talabani Ailesi'ne yakın kaynakların, KYB içerisinde sorun yaşanmaması amacıyla ve varolan sorunların büyümemesi adına hassas davranıldığı gerekçesiyle duyurulmadığını savunuyor...

Gerçekten Talabani öldü mü bilinme ama yakında bu haberin doğruluğu yada yanlışlığı ortaya çıkacaktır...

Celal Talabani Kimdir?

Celal Talabani (12 Kasım 1933, Kelkan/Kuzey Irak, Bağdat, Irak), Kürt siyasetçi, Irak Cumhurbaşkanı.
Bağdat Üniversitesi hukuk bölümü mezunu olan Celal Talabani, Kuzey Irak'taki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB)'nin lideri. Parti, genel olarak desteğini şehirli nüfustan ve Kürt toplumundaki radikallerden alıyor. Rakip Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ise, kuzey ve batı bölgelerde etkili.

Talabani hem siyasetçi, hem de gerilla lideriydi. 1933 yılında doğan Celal Talabani, siyasi kariyerine KDP'ye bağlı Kürdistan Öğrenci Birliği'nin kurucu üyesi ve lideri olarak 1950'li yılların başında başladı. KDP'nin üst düzey üyelerinden biri haline geldi. 1961 yılında, Abdülkerim Kasım hükümetine karşı Kürt ayaklanmasına katıldı. Kasım'ı iktidardan uzaklaştıran darbenin ardından, 1963 yılında Cumhurbaşkanı Abdüsselam Arif'in hükümetiyle yürütülen görüşmelerde Kürt delegasyonunun liderliğini yaptı.

1975 yılında KDP lideri Mustafa Barzani'yle aralarında derin görüş ayrılıkları oluşmaya başladı ve KDP'den ayrılanların kurduğu ve gelecekte kayınpederi olacak olan İbrahim Ahmed'in önderliğindeki KDP Siyasi Bürosu'na katıldı. Grup, 1966 yılında merkezi hükümetle bir ittifak kurdu ve KDP karşıtı askeri kampanyada yer aldı. 1970 yılının Mart ayında KDP ve hükümet arasında bir barış anlaşması imzalandığında, grubun siyasi hayatına son verildi.
[Talabani Hakkında Bilgi Kaynak: wikipedia]
[Haberin Kaynağı: haberturk]

Yandex.Metrica